RESİMLER DİLE GELDİ...

Resimler dile geldi

RESİMLER DİLE  GELDİ..

      İnsanın en büyük arzusu anlaşılabilmek diye düşünüyorum . Dünyaya ilk geldiğimiz andan itibaren açlığımızı, susuzluğumuzu, isteklerimizi anlatmaya çalışırız..Yeni doğmuş bir bebek küçücük bedeni ile yeri gelir eli ayağı oynar durmaz yerinde, yeri gelir çığlık çığlığa ağlar. Çünkü o an o küçük bebeğin kendini ifade etmek için ,çevresindeki büyüklerin onu anlayabilmesi ve anlaşılabilmek için bildiği tek şey bu yöntemlerdir.   Zaman geçer artık duyguları ile tanışmaya başlar o küçük bebek .Kızgınlıkları,öfkesi,heyecanı,mutlulukları vardır artık. İşte bütün serüven özetle böyle başlıyor.

        İnsan tüm varlığı ve tüm zamanlar boyunca yaşadığı duyguları,olayları anlatmak istemiştir. Bunu bazı zamanlar  resim çizerek ,bazı zamanlar sözcüklerle aktarmıştır.  Tarihi mekanları gezdiğimizde mutlaka duvarlarda bazı resimler görüyoruz ..Uzmanlar o resimlerden anlam çıkarmaya çalışıyor o dönem insanlarının neler yaşadıklarını, resimlere bakarak yorum yapmaya çalışıyorlar.

         Çocuklara geldiğimizde de onları anlayabildiğimiz iki önemli araç vardır bizim için . Bunlar Resim ve oyundur.  Başka bir deyişle çocukların dilidir resim ve oyun. Anne ,baba  ve öğretmenleri olarak bu konularda detaylı bilgi sahibi olabilirsek ve iyi bir gözlem yapabilirsek çocuğumuzu çok daha iyi tanıyabiliriz diye düşünüyorum.

            Resim yorumlama artık uzmanlar tarafından  bilimsel olarak kullanılan bir metot haline gelmiştir. Her yaş aralığından yapması beklenen çizgiler  vardır. Bu çizgiler bize çocuğun hem zihinsel gelişimi hem de ruhsal gelişimi hakkında ipuçları verir. 

          Bir psikolojik danışman olarak benim de en sık kulan  ve çocuk hakkında çok yerinde bilgiler aldığım bir yöntem olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca evde çocuklarımın çizdiği resimlere de sıklıkla bakar ,çizdikleri resimler hakkında  onlarla sohbet etmeye gayret gösteririm. 

         Peki bir çocuğun resminde anne –baba, eğitimci olarak  nelere dikkat etmeliyiz                          burada birkaç öneride bulunmak istiyorum. Elbette bu önerilerin çok genel olduğunu ,bu konunun bireysel çalışılması gereken bir durum olduğunun da altını çizmek istiyorum .

ü Öncelikle çocuk hangi yaşta olursa olsun ve ne çizmiş olursa olsun(karalama döneminde de olabilir) resim üzerine sohbet edilmelidir.

ü Çocuğun çizdiği resmin kağıtta kapladığı alan ne kadar? (Çok minik resimler mi yapıyor ,kağıtta bir sürü boş alan mı kalıyor) yoksa çizdiği bir ağaç tüm kağıdı kaplıyor mu?

ü Yaptığı resimlerde hiçbir zaman kendini çizmiyor mu ?

ü Çocuğun çizdiği resimlerde şiddet içeren nesneler içeriyor mu? Vb.

 

   Ben genel olarak  Resim Analizi yöntemini özellikle kardeş kıskançlığı, korku ve kaygıları olan çocuklar(okul korkusu, karanlık korkusu vb) ,benlik algısı düşük olan, dürtüsel davranış problemleri yaşayan çocuklar başta olmak üzere tüm çocuklarla yaptığım görüşmelerde araç olarak kullanmaya devam ediyorum. Özellikle anne babalardan ve eğitimcilerden  de çocukların resimlerine özenle bakmalarını, özellikle erken yaş dönemi çocuklarda sık sık resim yaptırmalarını ardından yardıma ihtiyaç duyarlarsa mutlaka bir uzmandan destek almalarını öneriyorum. Sevgiyle kalın..

SİBEL AYDIN

PSİKOLOJİK DANIŞMAN

Kitap Önerisi: Çocuk Resimleri Analizi ve Psikolojik Resim Testleri –Sultanberk Halmatov- Pegem Akademi Yayınları

 

  • EğitimX Yorum
  • RESİMLER DİLE GELDİ... içeriğine yorum yapmaktasınız
Favicon
  • Toplam Yorum 0